Bebiş Kime Benziyor?

blue_eyes_cute_baby-2560x1600

Herhalde bir bebek hakkında en çok konuşulan şey bebeğin kime benzediği ya da genel tabiriyle ‘hangi tarafa’ benzediğidir. Bu taraf denen şey var ya, değme fanatik FB, GS veya BJK taraftarlarına taş çıkartır.

Bebeğin babaannesi anneannesine:
– Bak Necla biliyor musun, ufaklık ayyynı Kamil’in küçüklüğü, yani bu kadar olur. Bir fotoğrafı var bebecikken…’ ve fotoğraflar çıkartılır, deliller baba tarafından anne tarafına sunulur. Gerçekten de bebek babaya çok benzemektedir. Ama anne tarafının da söyleyecek sözleri, sunacak delilleri vardır elbette.
-Aaaa sen gel de bizim Melek’in küçüklük resimlerini gör, bakkk aynı!
Babaanne:
-İlahi Necla, senin kızın saçları kestane, hem gözleri de ne bileyim.. ne renk pek anlaşılmıyor.
Necla’nın sinirden vücudu kımıl kımıl atmaktadır.
-Melek de doğduğunda saçları saman sarısı gözleri masmaviydi, değişir o şekerim.’
Her iki taraf da iddiasında o kadar kararlıdır ki bir tarafın öbürüne galip gelmesi olanaksızdır sadece nezaketten isyan etmezler.

Bu konu ailenin diğer büyüklerinin arasında da konuşulur mutlaka. Teyzeler, halalar ve yengeler hatta uzak akrabalar, konu komşular da bebeği her gördüklerinde ‘Hmm anneye benziyor. Bak burnuna, kanatlı değil, kesin anne’. Baba Japon anne Türk olsa, bebeğin burnunun kanatları açık değil ya, bebeğin gözleri çekik olsa bile o bebek anneye benziyordur artık, Japon babaya değil.

Bazen de şöyle hırt konuşmalar olur. Bebek, annenin olmadığı bir ortamdadır. Mekan baba tarafının kadınları ve komşularla doludur. Biri ‘Ayy kime benziyor ki bu tontiş?’ diye sorar. Ortamda bulunan oturaklı teyzeden cevap ‘Valla hiç geline benzemiyor’. Bu cümleyi irdelediğinizde teyzenin gelinden ne kadar haz etmediğini anlarsınız zaten.

Bu konuşma anne tarafı kadınlarının arasında ise şöyle tezahür eder: Keh keh gülerek ‘Ay Hakan duymasın ama bebiş aynı Semra. Ufaklık valla onların tarafından hiiiiç birşey almamış (Tuhaf, çekinerek ama bir yandan övünerek yapılan bir konuşma hayal edin. Hani sanki dünyada ilk defa bir bebek anneye benziyor ve bu baba için neredeyse utanılacak cinsten bir durum. Biz sizi yendik tu kaka…)

Bu konu bebek genç kız veya delikanlı olduğunda bile devam edecektir. ‘Ay Şermin, bak eskiden ne kadar da annesine benziyordu, görüyor musun nasıl da babaya dönmüş.’

Bu konuşmaların özünde yatan güdü nedir bilir misiniz? Bebeğin bir tarafa benzemesi o tarafa çekmesi sanki o tarafa daha yakın olacağı ile anlamsızca eşleştirilir. Tüm bu muhabbetler sanki asıl olan gerçeği değiştirebilecekmiş gibi konuşur durur bu insancıklar. Gerçek şu ki o bebeğe kim bakarsa, kim onun ruhuna işleyecek kadar yakınsa bebek onundur. Dikkatinizi çekerim anne demiyorum. Çoğunlukta bu kişi anne oluyor ama bazen bir baba da en az anne kadar ilgili ve olayın içinde fazlası ile olabiliyor, bazen de bu bir dadı olabiliyor, o zaman işler değişebilir ama yine de istisnalar kaideyi bozmaz. O zaman neticeye bir bakalım:

Anne ne derse o olur, anne ne hissederse, nasıl yönlendirmek isterse öyle olur. Hiçbir çaba bunu değiştiremez. O yüzden tavsiyem bırakın bebek annesine veya onun tarafına benzesin hiç önemli değil, yeter ki o anne sizleri sevsin, sevsin ki o bebek de sizi sevsin. O taraf bu taraf olmasın, BİZ olsun, herkes mutlu olsun.

Sevgilerimle.

Leave A Reply

Navigate