kadın

4 Posts Back Home

Kendime Mektup

Birine derdini anlatamıyorsan mektup yaz derim her zaman. O seni bölmeden, sen hiç beklemediğin bir soruyla karşılaşıp afallamadan, düzgünce ve rahat rahat içini anlatabilirsin böylece. Bunun bir de içine iç dökme tarzı var ki bunu ben kendime yıllar önce yapmışım, kendime mektup yazmışım. İşin güzel tarafı düşünüp içinden çıkamadığım ne varsa çözmüşüm ve tam da yapmam gerektiği gibi, olması gerektiği gibi. Bu da içine düştüğümüz karmaşalarda en büyük yardımcımızın aslında iç sesimiz olduğunu gösteriyor. Kendinizi dinleyin arkadaşlar. Hani sınav sorularında çoğunlukta cevap aklınıza ilk gelendir derler ya, tıpkı bunun gibi. Aklına ilk düşene bak, iç sesini dinle, o sana yol gösterecektir. Sevgilerimle. 20.09.2010 Motive olamıyorum. Neye mi? Hiçbir şeye desem…  Ne yapmak istediğini bilmemek var ya, en kötüsü bu işte. Herhalde yıllarca çalışıp arada da anne olan benim gibi hanımların sık sık yaşadığı bir sendromdur diye düşünüyorum. Bak bak tıkandım, yazmaya bile motive olamıyorum. Evet biraz moladan sonra yazma isteği…

Kadın Ne mi İster?

Sanıyorum kadın basitçe anlaşılmak ister . Sanki kolaymış gibi:) En azından çaba ister, çabanın sarf edildiğini görmek bile yeterlidir bazen. Bunun için de iletişebilmek lazım ya, işte o hiç de kolay değil. A dediğinin Z anlaşıldığı bir hayat yaşıyoruz son zamanlarda. Sadece kadın erkek ilişkilerinde değil, hem cinsler arasında da aynı şeyler yaşanıyor. Birbirimize tahammülümüzün kalmadığı bir dünyadayız artık, kutuplaşmanın en üst seviyelerde olduğu.. Yaşlılara saygı ve sevginin en büyük değerlerimizden biri olduğunu söylerdik ya o bile kalmadı. Geçen gün babam otobüse binmek üzere durağa gittiğinde peş peşe iki otobüs olduğunu ve ikisinin de kapısının açık olduğunu görünce önde duran otobüs şoförüne sıradakinin bu otobüs mü olduğunu sormuş. Şoför gayet tatsız bir tonla ‘görmüyor musun işte’ deyince babam da emin olamadığını söyleyip açık kapıdan içeri girmiş. İçeri adımını atıp giren 81 yaşındaki babama şoför yine son derece ters bir sesle ‘Zaten siz bizi hiç sevmezsiniz. Selam bile vermedin’ demiş. Babam…

Madalyalık Meme Verme Olayı

İkinci hamileliğimin ilk 6 ayı fena değildi aslında, sadece problemleri Polyanna usulü geriye itemediğim, alışık olmadığım için de bünyemin tüm bu sorunları kaldıramadığı bir süreçti. Ama bir yandan da top gibi yuvarlana yuvarlana her yere girip çıktığım, gezdiğim, eğlendiğim birçok günüm de oldu. Oğlum 1. Sınıfa başlamıştı, okul evimin tam arkasında olduğu için yürüyerek gidip alabiliyordum oğlanı. Hamileliğimin 7.5 ayında yine birgün oğlumu okuldan almaya giderken, spor ayakkabı ile ayağımı burktum. Ayak öyle bir döndü ki hem bilek kemiğimin bir parçasını kırdım hem de bağlarımı kopardım. İşin komiği ayağım hiç şişmediği ve morarmadığı için etrafımdaki herkes geçer dedi taa ki doktorum bir hafta geçmesine rağmen topalladığımı görene kadar.. Sonuçta hamileliğin en ağır dönemini koltuk değneğiyle geçirdim. Ama inanın bebeği emzirmek acıların en büyüğüydü. Bu yüzden meme veren tüm kadınları kardeşim sayıyor, onların acılarını paylaşıyorum. İlk günler yarıklar ve çatlaklar yüzünden korkar olmuştum meme saatinin gelmesinden. Hemen silikon aldım faydası olur…

Bebiş Kime Benziyor?

Herhalde bir bebek hakkında en çok konuşulan şey bebeğin kime benzediği ya da genel tabiriyle ‘hangi tarafa’ benzediğidir. Bu taraf denen şey var ya, değme fanatik FB, GS veya BJK taraftarlarına taş çıkartır. Bebeğin babaannesi anneannesine: – Bak Necla biliyor musun, ufaklık ayyynı Kamil’in küçüklüğü, yani bu kadar olur. Bir fotoğrafı var bebecikken…’ ve fotoğraflar çıkartılır, deliller baba tarafından anne tarafına sunulur. Gerçekten de bebek babaya çok benzemektedir. Ama anne tarafının da söyleyecek sözleri, sunacak delilleri vardır elbette. -Aaaa sen gel de bizim Melek’in küçüklük resimlerini gör, bakkk aynı! Babaanne: -İlahi Necla, senin kızın saçları kestane, hem gözleri de ne bileyim.. ne renk pek anlaşılmıyor. Necla’nın sinirden vücudu kımıl kımıl atmaktadır. -Melek de doğduğunda saçları saman sarısı gözleri masmaviydi, değişir o şekerim.’ Her iki taraf da iddiasında o kadar kararlıdır ki bir tarafın öbürüne galip gelmesi olanaksızdır sadece nezaketten isyan etmezler. Bu konu ailenin diğer büyüklerinin arasında da konuşulur mutlaka.…

Navigate