Ya Hepimiz Yanılıyorsak! Bir Yeni Yıl Karabasanı:)

kayra-2006-014

Size de olur mu bilmiyorum. Bazen ‘Aaa ben bunu hiç böyle düşünmemiştim!’ veya ‘Bu gerçekten böyle miymiş?’ dediğiniz.. Aslında yıllarca kulağımıza üflenen ne çok yanlışı sorgulamadan esas kabul etmiş olabileceğimizi hiç düşündünüz mü?

Peki ya hayatınızı şekillendiren inançlar, kişiler, olgular?

Ya ıspanak demirden çok zengin bir sebze değilse?

Ya meyve dedikleriniz aslında sebzeyse?

Ya dünya güneşin etrafında dönmüyorsa?

Ya balığın üstüne yoğurt yemek insanı zehirlemiyorsa?

Çin Seddi Ay’dan görünemiyorsa veya kelebeklerin ömrü 1 gün değilse ya da balıkların hafızası birkaç saniye değilse?

Evet incelerseniz ıspanaktan çok daha fazla demir içeren sebzelerin olduğunu, bazı kelebeklerin birkaç aya varan ömürlerinin olduğunu veya dünyanın güneşin değil güneş sisteminin etrafında döndüğünü göreceksiniz.

80 kuşağının büyürken çokça duyduğu ‘Büyükler konuşurken küçükler susar’, ‘Su küçüğün söz büyüğün’ sözlerine ne oldu dersiniz? Şu anda çocuklara ne olursa olsun haklarını savunmalarını öğretmeye çalışırken bu sözleri basa basa söyleyen var mıdır hala? Bu cümleler şu anda sanıyorum, ‘Biri seninle konuşurken onu dinlemelisin’ veya en fazla ‘Büyüklerinle konuşurken üslubuna dikkat et, saygısızlık etme’ olabiliyor değil mi?

Bu konular önemsiz diyebilirsiniz. Amaaan ne olmuş bunları yanlış biliyor idiysek, öğrendik geçti gitti diyebilirsiniz. Peki ya önemli konularda yanılıyorsak? Ya inandığımız kişiler veya olgular da gerçekte olduklarına inandığımız gibi değillerse ve biz bunu göremeyecek kadar körsek?

Körüz evet çünkü insan sevdiğine kördür. İnandığına kör, inanmadığına da düşmandır. Şayet seninle aynı fikirde olmadığını düşünüyorsan bir mesafe koymuyor musun karşındakine? Farklı bir partiyi desteklediğini düşündüğün bir arkadaşını dost statüsüne geçiriyor musun mesela? Veya bu bizden değil kelimelerini çokça duymuyor musun?

Peki ya o bizden değil dediğin sizdense? Ya aslolanın ne olduğunu unuttuysan veya doğrusunu hiç öğrenmediysen? Öğrenmediysek??

Yeni yıldan ne diliyorum biliyor musunuz?

Aslında dileyemiyorum neticede doğuş tarihini bilmediğimiz bir dünyanın yeni bir seneye de ne zaman başladığı hakkında hiçbir fikrimiz yok aslında:))) Ama bir sonraki günden arzu ettiğim şey yalanlar veya sanal gerçekler içinde oradan oraya savrulmadığımız bir dünya diliyorum. Doğru ve yanlışın siyah ve beyaz gibi neredeyse çıplak gözle görülebilecek gibi olduğu, ama ya böyle değilse demeden, çocuk gibi çelik çomak verilip kandırılmadan, korkmadan, ayrışmadan yaşayıp gitmek istiyorum.

Herkese esas olanın ne olduğunu hatırlatacak bir mucize diliyorum.

Sokakta gördüğü bir köpek yavrusuna şefkatle bakarken dönüp ardında duran sokak çocuğuna tekme atmayacak bir kalp, evinde bekleyen karısına hediyeler alan ama okulda küçücük çocuklara tokat atmayan bir ruh, inandığı ne varsa büyük bir huşu ile yakarışını yapıp o duygudan sıyrıldığı anda birilerinin kuyusunu kazmayacak gönüller diliyorum.

Unutmayın Temel Reis’in ıspanağının bile fonksiyonunu kaybettiği bu dünyada yarın neye uyanacağınız belli olmaz. Kim bilir:)

Mutlu Seneler

 

Leave A Reply

Navigate